HAKKINDA
  PARTNERLER
  FAALİYETLER
  İŞ BİRLİKLERİ
  BİLGİ BANKASI
  LİNKLER
  KARİYER
  İLETİŞİM
  PROJENİN HİKAYESİ
PROJENİN HİKAYESİ 

KONYA OTOMOTİV YAN SANAYİ İŞ KÜMESİ
GELİŞİMİ

Rekabetin Dönüşüm Serüvenine Bir Bakış

Rekabet, aslında dünyadaki tüm canlılarda olduğu gibi işletmeler için de ontolojik bir sorgulama ve sürdürülebilir bir arayışın yapısal düzeneğidir. Düzenek içerisinde kendisine yer bulan her bir işletme anılan sürece eklemlendiği ve mekânsal düzlemde tanımlandıkça, sorgulama belleğini yaşadığı pazarın öğretileri ile geliştirir. Kimi zaman öğrendikleri kadar paylaştığı öğretilerde onun varlığını anlamasına ve sürdürülebilir bir yaşam düzeneğini kavuşmasına neden olacaktır. Paylaşım geleneğinden yoksunluk ve egosantrik bir küstahlık onun/işletmenin büyüklüğü ile ilişkilendirilse de, artık egemen büyükler bile Gorbaçov’un Rusya’sından Kohl’un Almanya’na kadar kapsadığı her alanda varlığının yeni bir dönüşüm haritasını çıkarmasına neden olmaktadır. Yeni bir harita ve yeni aktörler, rekabet algısının yeniden yapılanmasına ve zaman-mekân ilişkisinin yeniden değerlendirilmesine neden olmuştur. Nitekim rekabet artık kültürel değerlerle örtüşen toplumsal ve bireysel özellikleri öğrenmeyle birebir ilişkili hale gelmektedir. Bilişim kâşifleri ve yönetim lordları artık yeni bir dünyanın keşfi yerine yerel dünyaların inançları peşinden gitmektedir. Küresel itme ve yerel çekmenin sağladığı bu yeni koşullar irili ufaklı birçok aktöründe kendisini sahnede yeniden değerlendirmesine neden olmaktadır.

Bu durum şeffaf bir ilişkiyi zorunlu kılarken ortaya çıkan bütüncül yapı, ana sanayinin tüm bilgileri tedarikçi ile paylaşmasına ve güvene dayalı bir ilişki kurmasına neden olmaktadır. Özgünlüğün merkeze oturduğu bu biçim, bilinen ilişkileri alt-üst edecek ve amaç birliği bütüncül yapıdaki herkes için geçerli bir ivme değeri kazanacaktır. Diğer taraftan amaçlana sinerji etkisi için, yönetim anlayışı ben merkezcilik özellikten empatik yapıya doğru kayma gösterecektir.

Bu durum küresel nitelikteki işletmeleri olduğu kadar küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri de yakından ilgilendirmektedir. Küçük ve orta büyüklükte olan işletmeler bir taraftan üretim ve pazar güçlerini geliştirmek amacı ile teknolojik donanım yüklenmeye çalışırken, diğer taraftan ilişkili sektördeki lider işletmelerin yol dinamiklerini öğrenmeye çalışmaktadırlar.

Otomotiv sektöründe bu durum ana sanayi ile yan sanayi ilişkisinin belirlendiği yeni özelliklere bağlı olarak daha farklı bir görünüm içermektedir. Küresel öğreti bir taraftan ana sanayi arasındaki rekabet yapısını değiştirerek ortaklıklar ve satın almalar yolu ile yeni bir profilin ortaya çıkmasına neden olurken, diğer taraftan ana sanayinin tedarikçilerden / yan sanayinden beklentilerini farklılaştırmaktadır. Bu farklılık maliyet odaklı ve farkındalık yaratma adına değişime uğramakta ve bilinenlerin dışına taşınmaktadır. Nitekim yenilikçilik faaliyetlerinin artık yan sanayiye doğru kayması ve maliyet odaklı bir bakış açısının sonucu olarak ortaya çıkan bütünleşik parça talepleri, rekabetin bu sektörde giderek zorlaştığını açık bir biçimde göstermektedir. Özellikle 1990 yıllardan itibaren teknolojik gelişmenin sağladığı katkı ile yeni tedarikçilerin bu zincire eklenmesinin yanı sıra, talepteki ve tamamlayıcılardaki farklılaşma dinamik bir rekabet döneminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan talebin yanı sıra talepteki nitelik değişmesi ve yeni pazarların ortaya çıkması ya da keşfedilmesi yeni üreticileri ve tedarikçileri bu zorlu savaşta yeni donanımlara, çözüm yollarına ve rekabet araçlarına olan ihtiyacını arttırmıştır.

Görüldüğü üzere otomotivdeki rekabet, ana sanayi-yan sanayi ilişkilerinin değerini ve içeriğini değiştirerek arttırırken, merkez çevre ilişkisinin maliyet yükünün çevreye doğru yayılmasını zorunlu kılmaktadır. Zorunluluk ise merkezin çevre ile ilgili iletişimi nasıl kurulacağını merkeze bir yönetim diyagramı biçimde öğretmektedir. Bu durum aynı zamanda rakiplerin birbirlerine üstünlük sağlamasında etken olacak en uygun tedarikçi ile çalışmalarını öngörmekte ve yeni bir tedarik pazarının doğmasını sağlamaktadır. Ulaşılan nokta hem merkezin hem de tedarikçinin kendini geliştirebilmesine neden olmaktadır.

Bu durum ülkeler ve şirketler arası rekabetten bölgeler arası rekabete doğru önemli bir ivme kazanmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler ve bölgeler doğrudan yabancı yatırımı çekebilme adına bölgesel kalkınma politikalarında anahtar kavramlar üzerinde durmaktadır. Kümelenme de bu anahtar kavramların başında gelmektedir. Birçok sektörde olduğu gibi otomotiv yan sanayinde de kümeler uluslar arası bir etki sağladığı gibi bölgesel bakımdan da önemli rekabet araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Rekabet Aracı Olarak Kümeler

Marshall’dan günümüze değin dillendirilen ve uygulama karşılıkları sürekli gelişme sağlayan kümeler,  rekabetçi değerlerin oluşumunda tedarikçiler açısından önemli birer araç olarak karşımıza çıkarlar. İlk kez Porter tarafından kavramsal çerçevesi ve tanımlaması ortaya konulan küme; birbirleri ile ilişkili veya birbirlerinin tamamlayıcısı ürünler üreten ve satan kuruluşların sektör ve coğrafi temelde yoğunlaşmalarıdır. Söz konusu yoğunlaşmanın rekabet açısından en önemli göstergelerinden biri ise ağ ilişkileridir. Bu ilişkiler aynı zamanda kümenin niteliğini ve türünü de tanımlamakta, ortaya koymaktadır. Rekabet değeri açısından kümenin nitelik kazanmasında ise bu yapısal kriter önem kazanmaktadır.

Bu bağlamda kümelerin ağ ilişkilerine bağlı olarak tanımlanmasında iç ve dış ağlarla birlikte bütünleşmiş kümenin etkin ve hedeflenen küme olarak ortaya çıkması ve küme odağındaki işletmelerin paydaşlarla olan ilişki düzeyi önem kazanmaktadır. Bu durum aynı zamanda ele alınan kümenin diğer kümelerle olan rekabet düzeyini de belirlemektedir. Nitekim bütünleşmemiş bir kümenin zayıf olan rekabet gücü ile içeride bütünleşmiş olan kümenin göreceli rekabet avantajları buna ilişkin bir kıyaslama fırsatı sunmaktadır. Diğer taraftan ağ yapısının bütünlük ve etkinlik sağlaması aynı zamanda işletmelerin ve paydaşların değer zincirine yönelik iyileşmenin de göstergesi olarak kabul edilmelidir.

Buradan yola çıkarak oluşturulan kümelerde gerek işbirlikçiler, paydaşlar ve küme üyeleri arasındaki ağ ilişkileri, gerekse işletmelerin değer zincirlerindeki iyileşmeler rekabet üstünlüğü sağlamada avantaj sağlayacaktır. Rekabet süreci içerisinde tedarikçi firmanın tedarik zincirindeki avantajı, sadece yan sanayi ilişkisinin değerlendirilmesine bağlı değildir. Bu iyileşme aynı zamanda tedarikçinin kümelenme merkezleri ile olan ağ ilişkisine de bağlıdır. Küme merkezlerinin (odaklarının) ağ biçimlerinde ise bütünleşmiş kümelerin öncelik kazandığı görülmektedir.

Uluslar arası düzeyde oluşumu tamamlanmış ve faaliyetlerini sürdüren kümelerin varlığı bilinmekte olup, geniş bir örneklemin varlığından söz etmek mümkündür. Zengin bir literatüre sahip olan kümelenme kavramının uluslar arası düzeydeki uygulamalarına bakıldığında yeryüzünün geniş bir kesiminde farklı sektörel ve yapısal özelliklere sahip kümelerin varlığından söz edilmektedir.

Örneğin; Silikon Vadisi,  Route 128, M4 bölgesi, Tokyo ve Sophia Antipolis gibi iyi tanınmış ileri teknoloji bölgelerinde ve de Austin, Nort Sydney, Minneoplis ve Hsinchu gibi daha az tanınan ileri teknoloji merkezleri de bulunmaktadır. Venedik cam sanayi, Pakistan’daki tıbbı araçlar sanayi, Cenevre lüks saat sanayisi ve Japonya bıçak sanayisi gibi yüksek düzeyde zanaatkârlık isteyen sanayilerde konu ile ilgili diğer örnekler olarak sıralanabilir. Bunun yanı sıra, Güney Çin ve Kore’deki ayakkabı, giysi, oyuncak ve plastik kümeleri gibi geleneksel düşük teknolojili sanayilerin yanı sıra, aynı özellikli ama daha yüksek teknolojiye sahip kümeler görülmektedir. Japonya, Almanya ve İsveç otomobil sanayi ile Japonya, Kore ve ABD elektronik sanayi gibi büyük ölçekli sanayilerde de kümeleşme bulunmaktadır. New York, Tokyo ve Hong Kong gibi yoğun bilgi işleri ve finansal merkezlerde farklı kümeleşme örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Omaha’daki tele pazarlama, Sydney’deki arama merkezleri, Manila’daki veri girişleri ve Bangolore’daki yazılım kümeleri hizmet odaklı kümeler olarak örneklenebilir.

Uluslar arası örneklerin varlığını Türkiye için birebir tanımlayarak fiili bir durumun varlığından söz etmek çok mümkün görünmemektedir. Türkiye’de ve Konya’da gizli kümeleşmelerin varlığı bilinmekle birlikte, bunlar ortaya çıkarılmadığı için işletmelerin birbirleri ile ilişkileri gelişmemiş, ağ ilişkileri kurulamamış ve gerek ulusal gerekse uluslararası pazarlara etkin şekilde ulaşamamışlardır. Tedarikçileri, tamamlayıcıları ve ana sanayi ile ilişkilerini tam olarak kuramadıkları için büyümede, kurumsallaşmada, markalaşmada, kalitede ve dolayısıyla rekabetçi avantajlar elde etmede sıkıntılar yaşamaktadırlar. Uluslararası pazarlarda var olan kümelerin özellikle bölgesel, dolayısıyla da ülkesel gelişimde önemli bir rolü olduğu gözlemlendiğinde Konya’da var olan küme potansiyelini ortaya çıkarıp başarılı bir küme gelişim politikasını oluşturmak önem kazanmaktadır.

Projenin Varlık Değeri Olarak KOBİ’ler, Konya ve Kümelenme

Projeden söz etmeden önce proje alanı olarak tanımlanmış olan Konya’nın yapısal durumu ile ilgili değerlerin ortaya konulması gerekmektedir. Bu bağlamda:

Konya ilindeki KOBİ’lerin %53,98’i tüketim malı, % 42,55’i sanayi malı ve % 3,48’i her ikisini de üretmektedir. Konya ilinde işletmelerin yerleşik olduğu bölgeye bakıldığında, işletmelerin %83,96’sının Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Küçük Sanayi Sitelerinde (KSS) yerleşik olduğu tespit edilmiştir. KSS veya OSB’de yerleşik olmayan işletmelerin sayısının diğer illerle kıyaslandığında (%11,20) düşük olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. İşletmelerin çalışan sayılarına bakıldığında % 50,35’i 1 ila 9 işçi, % 29,65’i 10 ila 24 işçi, % 13,97’si 25 ila 50 işçi ve % 6,03’ü ise 51 ila 150 işçi arasındadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın son olarak yayınladığı KOBİ tanımı yönetmeliğine göre Konya ilindeki KOBİ’lerin büyük çoğunluğu mikro ve küçük işletmedir. Bölgede KOBİ’lerin % 86,62’si 1 vardiya, % 11,22’si 2 vardiya ve %2,16’sı 3 vardiya çalışmaktadır. İşletmelerin %30,06’sı ihracat yapmaktadır (KOSGEB 2005 yılı verileri).

Türkiye’deki KOBİ’lerin yoğunlaşması açısından Konya ili 2005 yılı itibariyle KOSGEB Saha araştırma verilerine göre ülkenin 6. büyük KOBİ potansiyeline sahip ilidir.  İlde aynı sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerin çok sayıda olması potansiyel bir kümeleşmenin varlığını göstermektedir. İlde (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 2005 verileri) 4509 iş yerini kapsayan 18 adet Küçük Sanayi Sitesi ve 4 adet Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Bu bağlamda DPT müsteşarlığı, TUİK ve KOSGEB verileri ışığında; kurumsallaşmanın yetersizliği (aile işletmesi çoğunlukta), işletme sahiplerinin ve çalışanların eğitim seviyelerinin düşüklüğü, işletmelerin % 30’unun hiç ihracat yapmadığı, pazarlama ağının yetersizliği görülmektedir. Bunların yanı sıra uluslararası pazarlar yeterince tanınmamakta ve bu pazarlarda fiyat sorunu yaşanmakta, aracı işletme bulmakta zorluklar çekilmekte, kaliteye ve kalite belgelendirilmesine yeterince önem verilmemektedir. Ayrıca markalaşmaya önem verilmediği, E – ticaretin ve web kullanım oranının düşük olduğu, teknoloji ve laboratuarların yetersizliği elde edilen bulgular içerisinde yer almaktadır. İşletmelerin sadece % 41’i internet kullanırken, Ar-Ge ve pazar araştırmalarına yeterince önem verilmediği, bunun yanı sıra dışardan hizmet alımının düşük, sosyal sermayenin de yetersiz (güven, bağlılık, dayanışma) olduğu gözlemlenmektedir. Bölgede faaliyet gösteren işletmelerde termin sürelerinde sıkıntılar yaşanırken, orta düzey teknik eleman bulundurmada eksiklik (usta, ustabaşı), işbirlikçi rekabet anlayışında düşüklük, ürün ve süreç yenilikçiliğinde yetersizlik, aktörler arasında zayıf işbirliği belirlenmiştir. Firmalar arasında ağ ilişkisini kuracak teknolojik alt yapının eksik olması, ara elemanlara yönelik sürekli eğitim merkezinin bulunmaması (hizmet, üretim), finansman yetersizliği, sermayenin etkin kullanılmaması sıralanan diğer sorunlar olarak sıralanabilir. Belirlenen bu sorunların yanı sıra; tedarik zincirine ilişkin konumlandırma bilgisinin bulunmadığı, pazar ağı ve kanal oluşturmada yetersizliğin olduğu, teknolojik yeniliklere yatkınlık olmasına rağmen üretim ve hizmet sürecinde bilgi temelli davranılmadığı tespit edilmiştir. Sinerji ekonomisi ya da karşılıklı faaliyetler ekonomisinin etkin olmaması, işçi güvenliğinin yetersizliği de diğer sorunlar olarak sıralanabilir. Konya’da yıllık ortalama nüfus artış hızı ‰ 22,37 olup Türkiye ortalamasının üzerindedir. Sektörel dağılımı bazında sanayi sektörüne ait 1978 yılı sabit fiyatlarıyla GSYİH’nın 503.000 YTL dır. Bölgede KOBİ yoğunluğuna rağmen sektörel paylar sıralamasında sanayinin payı tarım ve hizmetler sektörüne göre daha düşüktür. İlde GSYİH büyüme hızı Türkiye ortalamasının altındadır. Mesleki eğitim merkezi kurum sayısı Konya ilinde 12, Konya ili toplamında öğrenci ve kursiyer sayısı 14.042 dir (MEB, 2005 verileri). Türkiye genelinde 922 adet halk eğitim merkezinin 31’i ildedir. Türkiye geneli ile kıyaslandığında mesleki kurslara katılımda ilk sırada yer aldığı görülmektedir (MEB, 2005 verileri). İldeki sanayi sektörü göstergeleri ile ücretli çalışanlar ve bunların içindeki kadın işçi oranları da Türkiye ortalamasının altındadır. Sanayi sektörü çalışanlarının toplam istihdama oranı % 9,05, ücretli çalışan kadınların toplam istihdama oranı %3,48 dir. 81 il içinde Konya ücretli çalışan kadınların toplam istihdamı açısından 56. sıradadır. Türkiye’de yer alan 751 yabancı sermayeli işletmeden 7’si Konya ilinde bulunmaktadır (TOBB, 2004 verileri). Konya ilinde 1 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi vardır (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 2005 verileri). Bölgede KOSGEB desteği ile kurulmuş 1 adet Ortak Kullanım Laboratuarı bulunmaktadır.

Bütün bu açıklamalar ışığında, ilde olumlu performans göstergeleri bulunmasına rağmen aktörler arasında sinerji eksikliği görülmekte, bu da rekabet ve ihracat gücüne olumsuz yönde yansımaktadır. 

Konya Sanayi Bölgelerinde Kümeleşme Potansiyeli ve Bir Pilot Uygulama

Proje yapılan başvurunun olumlu karşılanmasına bağlı olarak AB TR-52 kapsamında 30.11.2006 tarihinde başladı.

Proje Başlığı         : “Konya Sanayi Bölgelerinde Kümeleşme Potansiyeli ve Bir Pilot Uygulama” olarak konuldu.

Çünkü: Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları göz önüne alındığında, bölgesel sorunlara çözüm aramasının önemi bilinmektedir. Bu gerçeğin irdelenmesinde ve bulguların elde edilerek bölgelere dönük çözüm üretilmesinde rekabetçiliğin önemli anahtarlarından birisinin de kümelenme olduğu bilinmektedir. Daha önce KOSGEB gibi çeşitli kuruluşlar tarafından yapılan araştırma bulgularına bakıldığında Konya Sanayi Bölgelerinden kümelenmenin varlığına ilişkin açık ipuçları bulunduğu saptanmıştır. Bunun anlamlandırılması ve nitelendirilmesi için ise bölgesel istatistiklere ve analizlere ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla projenin uygulama alanı olarak saptanmış olan Konya Sanayi Bölgelerindeki kümelerin belirlenen yöntemler ve araçlar yardımıyla niteliğini ortaya çıkararak, etkinlik değerlerine dönük çözüm ihtiyaçları belirlenmelidir. Sahanın geniş ve bulguların dağınık olması sonucunda proje süresi de (12 ay) dikkate alındığında yapılacak araştırmanın potansiyel saptanmasına yönelik bir araştırmaya dönük olması gerçekçi bir amaç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Proje Mekânı        : Projenin yürütülmesi için Selçuk Üniversitesi Alâeddin Keykubat Kampusünde faaliyet gösteren Teknokent’ te bir çalışma ofisi seçildi.

Çünkü: Projenin kapsamı ve amacına yönelik olarak belirlenmiş olan hedefler dikkate alındığında, gerek hedef kitle olarak belirlenmiş işletmeler gerekse paydaşlar ve yararlanıcılar ile bu bağlamda ele alınması önem arz eden Konya Sanayi Odası, KOSGEB, Üniversite ve Teknokentin kendi varlığı projenin kesişim noktası olarak böyle bir ortamın varlığını zorunlu kılmaktadır. Belirlenmiş çalışma ofisinin belirtilen ortak alan niteliğini taşımasının yanı sıra projenin niteliği açısından da proje yürütülmesine önemli katkı sağlandığı görülmektedir.

Proje Ekibi             : Proje ekibinin oluşturulmasında farklı üniversitelerden farklı bilimsel alanlarda çalışan akademisyenler ve çalışanlar olmasına dikkat edildi.

Çünkü: Kümelenme gerek kavramsal gerekse uygulama süreci dikkate alındığında içerdiği değerler bakımında farklı yaklaşımları içeren bir çalışma alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer taraftan farklı bilim dallarının açılımı ve ortak değerleri kümelenmenin önemli bir çalışma çıktısı olarak görülmektedir. Yedi kişiden oluşan bir ekibinin saha bilgisi ve uygulama deneyimi olmasına önem verildi. İktisat, İşletme, Bölge Planlama ve Endüstri Mühendisliği gibi farklı alanların bakış açıları ile daha etkin bir biçimde ele alınmaya çalışıldı. Çalışmanın fikir mimarı ve proje koordinatörü olan Birol Mercan’ın İktisat Teorisi ABD. ki doktora çalışmasını Kümelenme üzerine yapmış olması ve Karaman KOSGEB Sinerji Merkezi’ndeki deneyimi ile proje uzmanı olarak çalışan Neslihan Karataş’ın da bu alanda Şehir ve Bölge Planlamacı olarak doktora çalışması yürütmüş olması kayda değer bir avantaj sağlamaktadır. Projede yer alan diğer üyelerin akademik çalışmanın yanı sıra özel sektör deneyimine sahip olması, proje sahasında danışmanlıklar yürütmesi, proje sahasındaki farklı çalışma alanlarında edindikleri deneyim ve sahadaki oyuncular ile ilgili iletişimleri önemli katkı faktörleri olarak yarar sağladı. Proje ekibi aşağıda isimleri belirtilen akademisyen ve uzmanlardan oluşmaktadır;

Proje Koordinatörü            : Yrd. Doç.Dr. Birol MERCAN

Proje Asistanı                      : Muhittin KORAŞ

Proje Uzmanı                       : Arş. Gör. Nahit YILMAZ

Küme Uzmanı                       : Yrd. Doç.Dr. M.Atilla ARICIOĞLU

 Küme Uzmanı                      : Dr. Neslihan KARATAŞ

Küme Uzmanı                       : Arş. Gör. Nadide Sevil HALICI

İstatistik Uzmanı                 : Yrd. Doç.Dr. Zekeriya MIZIRAK 

Projenin Yürütülmesi/Faaliyetler: Proje faaliyetleri; toplantılar, saha araştırması, eğitimler ve teknik gezi-toplantılardan oluşturuldu.

Çünkü:

i.        Projenin nerede yürütüleceği Konya Sanayi Bölgeleri olarak tanımlanmış olsa da tanımlanan bölgenin niteliği ve varlığına ilişkin bulgulara erişmek, sahanın tanımlanması için önemli ve gerekli bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu amaçla KSO, KOSGEB ve TUİK verilerinden yararlanılarak mevcut çalışmaların ne olduğu irdelenmeye çalışıldı. Eldeki veriler içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin türü ve toplamda sayısal değer olarak bir veri sağlamaktaydı. Ancak sahanın varlığını tanımlama ve niteliğin ortaya koyabilmek açısından hazırlanan anket çalışması ile projenin gerçekçi hedefler ve daha ayrıntılı bir bilgi üzerinden yürütülmesi gerekmekteydi. Bu bağlamda fiili olarak varlığın sürdüren işletmelerin 2000 adet olduğu belirlenerek, bunların %70 ‘ ine yani 1400 işletmeye dönük bir saha araştırılması planlandı. Hazırlanan anket optik ortama aktarıldı ve alt yüklenici bir firma eliyle sahaya sürüldü. Saha araştırma firması bir taraftan tanımlanan bölgelerde sırasıyla anket çalışmasını yüz yüze yöntem ile gerçekleştirirken, diğer taraftan proje ekibi saha ve anket üzerindeki denetimi yaparak sağlıklı ve kullanılabilir bir veri tabanın oluşturulması sağlandı. Elde edilen veriler optik ortamda SPSS paket programı için oluşturulmuş veri tabanına aktarılarak analizleri yapıldı. Analiz sonucunda ulaşılan bulgular aracılığı ile bir rapor hazırlandı. Hazırlanan rapor  tümden gelim yöntemi kullanılarak kaleme alındı. Bu bağlamda otomotiv sektörünün dünyadan bölgeye doğru gelişimi ve mevcut durumu ortaya konuldu. Ayrıca bölgenin ekonomik yapısının sanayi bağlamındaki analizi de rapor içerisinde ele alındı. Hazırlanan rapor iki ayrı kısımda kitaplaştırılarak proje sahibi KSO ya ve projenin kaynağı olan kuruluşa da denetim raporu içerisinde sunuldu. Gelinen nokta ve elde edilen bilgiler projenin yol haritasının ortaya çıkmasında da önemli bir katkı sağladı. Bu süreç aynı zamanda bilgilerin proje hedefi içerisinde yer alan küme tiplerinin varlığının nitelendirilmesine de ışık tutmuş oldu. Yapılan çalışmaya bağlı olarak 12 adet potansiyel kümenin varlığı ortaya konulurken, uluslar arası bütünleşmesi ve ağ ilişkisi bağlamında otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren firmalar pilot çalışma alanı olarak belirlendi. Bu bilgiler muhataplarına anlatılmak amacı ile planmış olan toplantılar dizisi için gerekli çalışmalar hazırlandı ve yürürlüğe konuldu.

ii.      Projenin varlığının yanı sıra proje konusunun anlamı ve niteliği tanıtılmak zorundaydı. Bu amaçla ilk olarak genel bir tanıtım toplantısı yapıldı. Konuşmacı olarak akademik kariyere sahip olanların yanı sıra uygulama birikimine sahip olanlara yer verildi. İlk toplantıda yedi farklı iletişim aracı ile sanayicilere ulaşılmasına rağmen düşük katılımın olması ilk başta endişenin doğmasına neden olsa da, proje sürecinin ilerleyen aşamalarında sayısal çokluktan ziyade istikrarlı ve kararlı bir topluluğun proje için daha gerekli olduğu anlaşıldı. Nitekim daha sonra pilot olarak seçilen otomotiv yan sanayi üreticilerine dönük toplantılarda da bu yaklaşım daha da olgunlaştı. Otomotiv yan sanayi ile ilgili toplantılarda proje çalışmasına bağlı olarak konum ve bölgede yaratılan değerler hakkında bilgi verildi. Kümelenmenin önemli aktörleri olan sanayicilere yönelik toplantı dizisinde, üniversite, KOSGEB, ana sanayi temsilcileri, vergi dairesi yetkilileri, banka yetkilileri, lojistik işletmelerinin yetkilileri ve küme uzmanlarının katılımı sağlanarak amaç fonksiyonu bağlamında yapılması gerekenler ile sahanın beklentileri ve gerçekleri tartışıldı, paylaşıldı. Projenin gerçekleştirilmesinin yanı sıra sürdürülmesi açısından da önemli birer araç olarak yararlanılan toplantılarda projenin ne olduğunun yanı sıra bölgede daha önce yaşanmış olan bir takım olumsuz örneklerle nedeniyle ne olmadığı da ele alınmaya ve anlatılmaya çalışıldı. Ana sanayi ile yapılan toplantılarda ise FORD OTOSAN yetkilileri ve otomotivin yanı sıra otomotiv yan sanayinin bir anlamda ikame alanı olarak karşımıza çıkan savunma sanayi de sürece dâhil edilerek, TAI yetkilileri ile tedarikçiler buluşturuldu. Bu süreç içerisinde ana sanayinin satın alma ve tedarikçi seçme koşulları ortaya konuldu. Toplantıların bir diğer önemli çıktısı ise toplantıya katılan tedarikçilerin birbirleri ile iletişim kurma sürecine katkı sağlandı.

iii.    Projenin yürütülmesinde iki önemli noktadan birisi proje katılımcı sanayicilerin somut sonuçları görülmüş olan örnek bir çalışma ile tanışmaları ve üreticileri yerinde ziyaret ederek tedarik sürecini anlamalarını sağlamak, ikincisi ise proje içerisinde yer alacak bir sanayicinin kanaat önderliğini sağlayarak (bir anlamda kabul teorisi ile) bütünleşmenin gerçekleşmesini sağlamaktı. Bu amaçla OTOKAR A.Ş. ye teknik gezi düzenlendi. Bu firmanın satın alma yetkilileri ile geziye katılan otomotiv yan sanayide faaliyet gösteren sanayiciler buluşturuldu. Gerçekleştirilen bu buluşma ile bir taraftan firmanın satın alma koşulları anlatılırken diğer taraftan dünyadaki ana sanayi yan sanayi ilişkisini gittiği yön ele alındı. Örnek bir çalışma olan Sultanahmet Turizm Kümesi ziyareti gezinin ikinci adımıydı. Küme yetkilileri ile yapılan görüşmeler sürecin niteliğini ortaya koyarken sürecin çıktılarının görülmesine de önemli bir katkı sağladı.  CNR Fuar gezisi ile kümenin hedeflerine ilişkin farklı çalışmalar ve rekabetin güncel bilgiler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi de sağlanmış oldu. Gezinin çok önemli bir diğer çıktısı ise grubun kendi kanaat önderini seçmesi ve geleceğe dönük olarak projenin sürdürülebilirliğine ilişkin ortak kararın alınması idi. Ulaşılan nokta bu açıdan değerlendirildiğinde sinerjinin nasıl sağlandığını da ortaya koydu.

iv.     Kümelenme çalışmalarının önemli etkilerinden birisinin de ilişki ağı içerisinde bulunan firmaların değer zincirinin düzenlenmesini sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Bu amaçla işletmelerin yürütme organları ile yürütücülerinin bilgilendirilmesi ve eğitilmesi gerekmektedir. Planlanmış olan eğitim süreci içerisinde yöntem olarak örgün eğitim tercih edildi. Eğitimciler saha ve uygulama bilgisine sahip akademisyenlerin yanı sıra danışmanlık firmalarında konu ile ilgili uzmanlar arasından seçildi. Bütçe kısıtına rağmen, nitelikten hiçbir şekilde taviz verilmeyerek çapraz zamanlama ile eğitimler başlatıldı. Hedef kitle dikkate alınarak eğitim mekânı Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü olarak belirlendi ve firma yetkililerine ulaşılarak çağrı yapıldı.   Yönetici ve çalışanlar bağlamında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin konusu 13 farklı başlık üzerine oluşturuldu. Eğitim sonunda eğitim ve eğiticilerin değerlendirilmesi yapılarak geri besleme süreci gerçekleştirildi. Eğitimlerde kümelenme bilgisinin yanı sıra kurumsallaşma ile değer zincirinde yer alan kavramlara yer verilmeye özen gösterildi.

Projenin Görünürlüğü: AB projelerinde istenilen görünürlük faaliyetlerinin yerine getirilmesinin yanı sıra bu başlık proje başarısı açısından önemli bir araç olarak kullanıldı. Bu bağlamda Web sitesinin oluşturulması, eğitim duyuruları, afişler ve açık hava duyuru çalışmaları gibi birçok araç bu proje için de kullanıldı. Ancak projenin yürütülmesinde yerel ve ulusal basında konunun ve faaliyetlerin yer almasına önem verildi. Böylece kamuoyu desteği sağlanıp, bilgilendirilme yapılarak projenin süründürülebilirliğine ilişkin çalışma gerçekleştirilmiş oldu. Sağlanan geri dönüşüm bilgileri bu çabanın niteliğini destekler nitelikte gözükmektedir.

Projenin Sürdürülebilirliği:  Proje tanımlanan süreye uygun olarak 30-11-2007 tarihinde sona erdi. Hazırlanan bitiş raporu ile ilgili bütün çalışmalar ortaya konuldu. Yapılan anket çalışmasında projenin yürütülme sürecine katılmış olan firmalardan %77,8 ‘i sürdürülebilirlik için katkı sağlayacağını belirtti. Bu bağlamda 12 firma (otomotiv yan sanayide faaliyet gösteren) sürece gönüllülük esasına bağlı olarak katılarak sürdürmeye aday olduklarını belirttiler. Bu 12 firma ile birlikte sürdürülebilirlik süreci başlamış oldu. Sürdürülebilirlik için yapılan çalışmalar ve/veya yürütülen faaliyetlere bakıldığında bunun diğer küme adayları olan sektör temsilcileri için örnek bir model olması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda sürdürülebilirlik için kurulmuş olan  küme merkezinin amacını  ortaya koymak ve sürecinin nasıl işlediğini görmek gerekmektedir:

Küme Koordinasyon Merkezinin amacı; yerel bazda işletmeler arasında ağ ilişkilerini artırarak, işbirliği kültürünü geliştirecek ve gerek ulusal gerekse uluslararası alanda KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracak, oluşturulan merkezinin uluslararası kümelere bağlanmasını sağlayacaktır.

Bölgesel anlamda faaliyet gösterecek olan Küme Koordinasyon Merkezi ile oluşturulacak yapı, başta Kalkınmada Öncelikli bölgeler olmak üzere diğer bölgelere örnek oluştururken, diğer taraftan da bu bölgelerdeki göçün önlenmesi ve geri kalmışlığı ile ilgili sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Kümeleşme sonucunda oluşturulan Küme Koordinasyon Merkezi ile işletmeler, tedarikçiler, rakipler, müşteriler ve tamamlayıcılar arasındaki ağ ilişkilerinin kurulması sonucunda rekabet ve pazarlama güçlerinin artması, temel yetkinliklerinin belirlenmesi, kapasite oranlarının etkinleşmesi ve göçün engellenmesi sağlanacaktır. KSO ve sanayiciler arasındaki işbirliği kültürünü geliştirerek, simetrik bilgi ile sinerji yaratılarak KOBİ’ lere etkin hizmet götürülecektir. Küme Koordinasyon Merkezini çıktıları aşağıda belirtilmeye çalışılmıştır:

-          Projenin bitirilmesinden sonraki süreçte devamlılık amacı ile projenin sahibi olan Konya Sanayi Odası bünyesinde bir Küme Merkezi oluşturuldu.

-          Proje ekibinden Proje Asistanı olarak çalışan Muhittin Koraş ile küme merkezi yürütücüsü olarak anlaşma sağlandı.

-          Küme üyesi olarak çalışmanın devamlılığında rol oynayacak üyeler ile bir araya gelinerek tanışma sağlandı. Şirket ve kimlik bilgileri sağlandı. Toplantı programı hazırlanarak ayda bir kez olağan toplantı yapılacağı karara bağlandı.

-          Küme merkezinin yönetimi belirlendi ve bir başkanın yanı sıra iki yardımcısı oy birliği ile seçildi.

-          Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yürütülen Türkiye’nin kümelenme haritasına ilişkin Konya ve Ankara’da çeşitli toplantılar yapılarak, görüş ve bilgi alış verişinde bulunuldu. OSTİM, Sanayi Bakanlığı ve Bakanlık ile ilgili KOSGEB, KOBİ Geliştirme Dairesi, Hazine Müsteşarlığı vb. kurum ve kuruluşlardan gelen temsilcilerle çeşitli başlıklar altında toplantılar düzenlendi. Yapılan ziyaretlere bağlı olarak kümelenme sürecindeki deneyimler ilgili ve yetkililerle paylaşılarak bilgi alış verişi sağlandı, yaşanan birikimler paylaşıldı.

-          Almanya merkezli kümeler konusunda ve Odalar düzeyinde ağ ilişkileri bulunan, kümelenme ile ilgili çalışmalara katılmış olan danışmanlık firmasının yetkilisi ile görüşülüp uluslar arası ağ kurabilme konusunda görüş alış verişi sağlandı, eylem planı kararlaştırıldı. Bu konudaki bilgi akışı ve ilişki devam ettirilmektedir.

-          Tanımlanan çalışmalarla eş zamanlı küme merkezinin yürüttüğü faaliyetlere bakıldığında ise toplantıların aksamadan devam etmesi sağlanmaktadır.

-          Yapılan toplantılarda önemsenen bir konu olan ve güven değeri açısından üzerinde durulması gereken bilgi alış verişi küme üyeleri arasında sağlanmaktadır.

-          Açıklık politikasına bağlı olarak küme faaliyetleri planlanmaktadır. Bu bağlamda ortak Fuar katılımı amacı ile anlaşma sağlanmıştır. Bunun yanı sıra ortak satın almaya ilişkin satın alma kalemleri belirlenmek üzere çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca ortak lojistik ve gümrükleme ile ilgili olarak lojistik ve gümrükleme firmaları ile görüşmeler planlanan biçimde sürdürülmektedir. Satın alınması planlanan mal ve hizmetler konusunda fiyatlandırmalar belli bir düzeyde yapılandırılmış ve planlama belirlenmiş durumdadır.

-          Ortak laboratuar kurulmasına yönelik faaliyet planı tamamlanmış olup, çeşitli kaynaklardan sağlanacak fonlar ve/veya destekler ile bu alandaki çalışmalar önemli bir yere getirilmiştir.

-          Diğer potansiyel kümelerin talepleri dikkate alınarak bu kümelerle ilgili proje, destek ve danışmanlık için çalışmalar sürdürülmektedir. Bu bağlamda bölgesel, ulusal ve uluslar arası bütünleşmeye yatkınlıklarının yanı sıra bu alanlardaki küme üyelerinin isteklilikleri ile lapısal durumları çalışma planına katkı sağlayacaktır.

-          Küme merkezinin yapılandırılmasına ve yürütülmesine ilişkin kılavuz kitapçık hazırlanmakta, çalışmanın ana değerleri ve yönergeleri üzerindeki hazırlıklar devam etmektedir. Buna ilişkin hazırlanan dokümanların basılı hale getirilmesi ve kitap olarak yayınlanması ile ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların tamamlanması ile sağlanacak dokümantasyonların Türkiye genelindeki kümelenme çalışmalarına yön vermesi beklenmekte ve katkı sağlaması umulmaktadır. Bu çalışmaların içerisinde küme merkezine yeni üye kabulü ile ilgili kriterler ve şartname de hazırlanmaktadır. Özellikle Konya Otomotiv Yan Sanayi Kümesine bölgesel bağlamda ortaya çıkmış olan talep, kabul süreci ile ilgili formun/kriterlerin ivedilikle hazırlanmasını zorunlu hale getirmektedir.

-          Toplantılar kayıt altına alınmakta ve yazılı rapor haline dönüştürülmektedir. Yapılan çalışmalar yerel ve görsel medya yolu ile kamuoyu ve hedef kitleye duyurulmaktadır.

Bunların yanı sıra kısa ve orta vadede;

-          Uluslar arası (Avrupa merkezli) kümelenme merkezlerine ziyarette bulunmak, teknik ve işleyiş ile ilgili danışmanlık merkezleri ile üniversitelerin ilgili birimlerine inceleme gezisi, konferans vb. faaliyetlerde bulunmak,

-          Avrupa merkezli küme merkezlerinden birisine üye olmak ve ağ ilişkisi kurmak,

-          Planlanmış olan laboratuar çalışmasını sonuçlandırmak,

-          Yeni projeler ile küme merkezinin yapılandırılması, gelişmesi ve etkinliğinin arttırılmasını sağlayacak fonların tedarikini gerçekleştirmek,

hedeflenmektedir.

Sonuç

Kümeler dünyanın küresel dinamizmine bağlı olarak yeni bir ivme kazanmış olup, ülkemiz açısından ise tanınmaya, tanıtılmaya ve uygulanılmaya çalışılan bir araç olarak gündeme girmektedir. Bu araç mükemmel, her türlü rekabet çözümünü içersinde barındıran ve büyük hedeflerle yüksek bir koruma değeri içeren bir araç değildir. Ancak rekabet için özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir anahtar kavram ve uygulama aracıdır. Rekabetin değişen yapısı ve işbirlikçi rekabet gibi kavramların gündeme daha çok sahip olması kümelerin ve kümelenmenin anlaşılmasını, kullanılmasını ve gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Güven, işbirliği, ortak akıl, ortak çıkar gibi anahtar kavramların kümelenmenin yapı taşları olduğu göz önüne alındığında bunun toplumsal bir proje niteliği taşıdığı da iddia edilebilir. Sanayinin %96’sının KOBİ’lerden oluştuğu ülkemizde bu kavramın önemi bir kez daha öne çıkmaktadır. Bu bağlamda yürütülen proje çalışması özellikle otomotiv sektöründe ve Konya’da olması açısından dikkat çekicidir. Nitekim sürdürülebilirlik sürecinin sağlanmış olması ve eldeki veriler açısından diğer kümelerinde anılan ilde yer alması çalışmanın başarısını sürdürmesini örnek bir model oluşturulması bağlamında daha da önemli kılmaktadır. Bu önem projenin sadece diğer kümeler için değil çevredeki diğer illere yaratacağı çarpan etki bakımından da dikkat çekicidir. Nitekim kümelenmenin hükümet programlarında yer alması, DPT tarafında desteklenmesi, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yeni bir kalkınma modeli ve Küme Haritası için üzerinde ısrarla durulması makro aktörlerin de sürecin farkında olduğunu göstermektedir. Sürecin getirdikleri açısından son çeyrek asırlık döneme bakıldığında bu çabaların niteliği ülke